KUANTUM ÖĞRENME

GİRİŞ

Bilgideki değişim ve artışın baş döndürücü bir hıza ulaştığı günümüz bilgi çağında, eğitim sistemimizin temel amacı, öğrenenlere mevcut bilgileri aktarmaktan çok, bilgiyi anlama, gerektiğinde bilgiyi kullanma ve bağıntılar kurarak bilgi üretmesine olanak sağlayan bilgiye ulaşma becerilerini kazandırmak olmalıdır. Bu becerilerin kazandırıldığı derslerin başında fen dersleri gelmektedir (Kaptan ve Korkmaz, ty.).

            Çepni (2006) fen bilimlerini, “gözlenen doğayı ve doğa olaylarını sistemli bir şekilde inceleme ve henüz gözlenmemiş olayları kestirme gayretleri” olarak tanımlamıştır. Aynı zamanda fen, deneysel ölçütleri, mantıksal düşünmeyi ve sürekli sorgulamayı temel alan bir araştırma ve düşünme yoludur. Doğal dünyayı anlama, bilimsel ve teknolojik olaylara merak duygusunu geliştirme,  fen ve teknolojinin doğasını anlama, araştırma, okuma ve tartışma aracılığıyla yeni bilgileri yapılandırma becerileri kazandırma, bilmeye ve anlamaya istekli olma, sorgulama fen ve teknolojinin genel amaçları arasındadır (MEB, 2004). Bu beklentiler göz önüne alındığında öğrenmeyi öğrenme ve yaşam boyu öğrenme gibi becerilerin fen eğitiminde önem kazandığı görülmektedir. “Kuantum Öğrenme Modeli” bu becerileri etkin olarak kullanan yaklaşımlardan biridir (Yilgen, Baykara ve Arı, t.y.).

1.1.   Kuantum Teorisi

Max Planck’ın 1900 yılında siyah cisim ışıması deneyiyle ortaya atılan kuantum teorisi, atom, çekirdek gibi temel parçacıkları ve kuarklar gibi küçük parçacıkları inceler. Kuantum teorisi belirsizlik ve olasılık ilkelerine dayanır (URL1).

MEB 2004 yılında eğitimde reform kabul edilebilecek değişimler gerçekleştirmiştir. Bu değişimlerin referans aldığı noktalardan birisi de, bilim felsefesi olarak Newton yerine Kuantum paradigmasını esas almasıdır. Katı bir neden sonuç ilişkisine dayalı, doğrusal tekçi Newton’cu paradigma, eğitimde ezberci ve öğretmen merkezli bir anlayışa yol açmaktadır. Kuantum’cu paradigmanın dayandığı yeni program ise, çoklu ve bütüncül bir bakış açısı, sorgulayıcı ve esnek bir zihniyete sahip bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır (Şahin, 2004; Mestçi, 2004; akt. Akpınar ve Aydın, 2009).

1.2.    Kuantum Öğrenme Modeli

Kuantum öğrenmenin temeli 1980’li yıllarda Dr. Georgi Lazanov tarafından ortaya atılan hızlandırılmış öğrenme tekniklerine ve beyin uyumlu öğrenme tekniklerinin kullanımına dayanır. Kuantum öğrenme beyin temelli öğrenme yaklaşımı içine girmektedir. Bununla birlikte kuantum öğrenme “Suggestopedia”, “Hızlandırılmış Öğrenme”, “Nörolinguistik Programlama (NLP)”,  “Sağ-Sol Beyin Teorisi”, “Üçlü Beyin Teorisi”, “Öğrenme Biçemleri”, “Holistik Öğrenme”, “Çoklu Zeka Kuramı”, “Duygusal Zeka (SQ)”  gibi öğrenme kuramlarına da dayanmaktadır ( De Porter ve Hernacki,1992; akt. Ay, 2010).

Suggestopedia, insan beyninin çalışması ve etkin olarak nasıl öğrendiğinin anlaşılmasına dayanır. Kuantum öğrenme ortamlarında müzik kullanılması suggetopedia çalışmalarına dayanmaktadır (Minewiser, 2000; akt. Demir, 2006). Hızlandırılmış öğrenme, beynin bütün bölümlerinin ilgisini çeken, öğrenenlerin öğrenmelerini ve zihinde tutmalarını arttıran bir yöntemdir ( Walsh, 2002; akt. Demir, 2006). NLP, sinirsel dil programlama sözcüklerinin kısaltması olup, bireyin istediklerini elde etmesine imkân veren bir düşünce, uygulama ve davranış biçimidir (Alder, 2005; akt. Demir, 2006). Sağ-sol beyin teorisi, beynin sağ ve sol yarım kürelerinin farklı faaliyetleri gerçekleştirdiği ilkesine dayanır (Buzan, 2003; akt. Demir, 2006). Üçlü beyin teorisi, beyinin çalışma işlevlerine göre neokorteks, limbik sistem ve replian olarak ayrıldığı fikrini öne sürer (Caine ve Caine, 2002; akt. Demir, 2006). Öğrenme biçemleri, herkesin parmak izi gibi öğrenme biçiminin farklı olduğunu ve öğrencinin öğrenirken ve hatırlarken kendine özgü yollar kullandığını savunur ( Given, 1996; akt. Demir, 2006). Holistik öğrenme, öğrencilerin zihinsel gelişimini ilerleten, kişisel araştırmalarını ve ders konularını kendi yaşantısıyla birleştirmesine yardımcı olan, kendilerine ve topluma karşı sorumluluklarını belirlemesine yardımcı olan bir yaklaşımdır (Graurholz, 2001; akt. Demir, 2006). Çoklu zeka kuramı, Gardner’in kültürün ve deneyimlerin etkilediği yedi zeka alanının olduğunu savunur (Uzoğlu ve Büyükkasap, 2011). Goleman Duygusal zekayı, kendimizi motive etme, aksiliklere rağmen yola devam etme, ruh halini düzenleyebilme ve ilişkilerimizde duygularımızı yönetmek için başkalarının ve kendimizin hislerini anlama kapasitesi olarak tanımlamıştır (Goleman, 1995; akt. Karabulutlu, Yılmaz ve Yurttaş, 2011).

Kuantum öğrenme modeline göre öğrencilere öğretilecek beceriler akademik beceriler ve yaşam boyu becerileri olmak üzere iki grupta toplanır.

1.2.1.  Akademik Beceriler 

Kuantum öğrenme ile öğrencilere kazandırılacak akademik beceriler: “Kuantum Okuma”, “Kuantum Yazma”, “Kuantum Hafıza Teknikleri”, “Etkili Not Oluşturma Teknikleri” dir.

1.2.1.1. Kuantum Okuma: Kuantum okuma hızlı ve etkin okuma sürecidir. Kuantum okuma süreci, fiziksel ortamın iyi ayarlanması, beynin rahatlama ve yoğunlaşma kabiliyetinin yüksek olduğu alfa modunda olması gibi bir dize aşamadan oluşur ( De Porter ve Hernacki, 1997; akt. Demir, 2006).

1.2.1.2.Kuantum Yazma: Kuantum yazma, planlama, dil bilgisi kuralları ve noktalama işaretleri gibi beynin yazma kapasitesini sınırlayan kuralları dikkate almadan, sağ beyin aktiviteleri ile renkleri ve duyguları yazıya dahil eden yazma tekniğidir. Hızlı yazma ve salkımlama kuantum yazma teknikleridir (Demir, 2006).

1.2.1.3.      Etkili Not Oluşturma Teknikleri: Etkili not alma, ihtiyaç olduğunda bilgileri kolayca hatırlamaya yardımcı olmak için zaman kazandırmaktır. Not almadaki temel hedef okuduklarımız, dinlediklerimizdeki anahtar kavramları yakalamaktır (DePorter ve Hernacki, 1992; akt. Girit, 2011). Zihin haritası ve Not AY (Not Alma ve Not Yapma) tekniği kuantum öğrenmede kullanılan iki tekniktir.

Zihin Haritaları, farklı kavram ve fikirler arasındaki ilişkilerin yaratıcı düşünmeyle şematize edildiği grafik materyallerdir. Zihin haritaları oluşturulurken kavramlar arasındaki ilişkiler;  resimler, renkler, semboller veya şekiller kullanılarak gösterilebilir (Ayas, 2006).

Not AY tekniği, not alma ve not yapma sözcüklerinin kısaltılmasıdır. Not almada konuşmacının söylediği ya da kitapta yazılanlar akademik olarak kullanılacak şekilde kaynaktan süzülür. Not yapmada ise belirtilen konu ile ilgili zihinde meydana gelen çağrışımlar kağıda aktarılır. Her iki aşamanın birlikte kullanımı öğrenmenin kalıcı ve anlamlı olmasını sağlayacaktır (Ayvaz ve diğerleri, 2007; DePorter ve Hernacki, 1992; akt. Ay, 2010).

1.2.1.4.     Kuantum Hafıza Teknikleri: Geçici ya da kalıcı belleğe tam olarak yerleştirilmeyen ya da yanlış yerleştirilen bilgiler unutulan bilgilerdir. Bilgilerin yeri ve zamanı geldiğinde yeniden kullanılabilmesi için; çağrışım, sınıflandırma, ilişkilendirme, canlandırma, hafıza çivileri, kısaltma, öyküleme gibi teknikler kullanılmaktadır (Ayvaz ve diğerleri, 2007; Demir, 2006; Baran, 2004; akt. Ay, 2010). Örneğin periyodik tablodaki 1A grubu elementleri olan; Hidrojen(H), Lityum(Li), Sodyum(Na), Potasyum(K), Rubidyum(Rb), Sezyum(Cs), Fransiyum(Fr) sınıflandırma tekniği ile Haydarpaşa Lisesinin Nankör Kimyacısı, Rabianın Cesedini Fırlattı şeklinde hafızada daha kolay tutulur.

1.2.2. Yaşam Boyu Öğrenme Becerileri

Yaşam boyu öğrenme becerileri; yaratıcı problem çözme teknikleri, mükemmelliğin sekiz anahtarı ve etkili iletişim becerilerini içerir

Yaratıcılık birçok tanımda problem çözme olarak geçmekle beraber, problemi fark etmeyi, hipotez kurmayı ve hipotezleri test etmeyi,  farklı düşünmeyi ve çözüm geliştirmeyi, gerektirmektedir (Saeki ve ark., 2001; akt. Koray, Köksal, Özdemir, Presley, 2007). Yaratıcı problem çözme, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme ile diğer üst düzey düşünme becerilerinin birleşimidir (Lumsdaine, 2003; akt. Özkök, 2005).

Kuantum öğrenme seminerlerinde, kişilerin hayatlarını ve hayat felsefelerindeki temelleri düzenlemelerine yardımcı olmak amacıyla oluşturulmuş sekiz prensip bulunmaktadır. Bu prensipler;

  1. Bütüncül ol,
  2. Hatalar başarıya götürür,
  3. Güzel amaçla konuş,
  4. Hedefine odaklan,
  5. Kendini idealine ada,
  6. İşini sahiplen,
  7. Esnek ol,
  8. Dengeli ol şeklindedir.

Kuantum öğrenme seminerlerinde bu prensipler mükemmelliğin sekiz anahtarı olarak isimlendirilmektedir (Demir, 2006)

1.3.   Kuantum Öğrenme Döngüsü (EEL Dr. C Düzeni)

EEL Dr. C adı verilen ve altı aşamadan oluşan düzen, basamakların baş harflerinden adını almıştır. Enroll (Yakalama), Experince (Deneyimlerle İlişkilendirme), Label (Etiketleme), Demenstrate (Gösterme), Review (Derleme) ve Celabrate (Kutlama) evrelerinden oluşan bu düzen akademik ve yaşam boyu öğrenme becerilerini en etkili şekilde kapsamalıdır (DePorter, Reardon ve Nourie, 1999; akt. Demir, 2006).

  1. 1.      Aşama: Yakalama

Öğrencilerin ön bilgilerinin harekete geçirilip, öğrencilerde araştırma isteği uyandırıldığı aşamadır. Bu aşamada öğrencilerin dikkatini çekecek sorular, hikaye, skeçler, rol içerikli oyunlar, videolar kullanılabilir (DePorter, Reardon ve Nourie, 1999; akt. Girit, 2011).

  1. 2.      Aşama: İlişkilendirme

Öğrencilerin deneyimlerini ve ön bilgilerini kullanarak öğrenmeleri için beynin keşfetme isteğini aktifleştirir. Bu aşamada ön bilgiyi harekete geçirecek; oyunlar, benzeşimler, rol yapma, grup çalışmaları, zihin haritaları gibi etkinlikler yapılabilir (DePorter, Reardon ve Nourie, 1999; akt. Girit, 2011).

  1. 3.      Aşama: Etiketleme

Öğrenme stratejilerinin ve düşünme becerilerinin kullanıldığı aşamadır. Kuantum not alma, hafıza teknikleri,  grafikler, posterler, kuantum çalışma stratejileri bu aşamada kullanılabilir (Usta, 2006; akt. Ay, 2010).

  1. 4.      Aşama: Gösterme

Öğrencilerin orijinal fikirler üretmesi, kendi değişkenlerini kullanarak analiz etmesi ve konuya geniş açıdan bakabilmesi bu aşamada önemlidir (Ay, 2010). Öğrenciye yeni bilgiyi alma ve uygulama fırsatı verilerek, edinilen bilgi öğrencinin yaşam deneyimine eklenir. Takım çalışmaları, gösteri, orijinal video çekimleri, posterler, oyunlar, şarkılar, not alma ve grafik çizimleri bu aşamada kullanılabilir (DePorter, Reardon ve Nourie, 1999; akt. Girit, 2011).

  1. 5.      Aşama: Tekrarlama

Edinilen bilgi ve becerilerin, sinirler arası bağların güçlendirilerek içeriğin akılda kalmasının sağlandığı aşamadır. Öğrencilerin farklı öğrenme yetenekleri dikkate alınarak farklı etkinlikler yapılmalıdır. Bu aşamada oyunlar, drama, gösteri, canlandırma gibi etkinlikler yapılabilir. Çalışmalar sonunda pekiştireç verilmelidir (DePorter, Reardon ve Nourie, 1999; akt. Ay, 2010).

  1. 6.      Aşama: Kutlama

Çabanın, özenli çalışmanın ve başarının kutlandığı aşamadır. Kutlama aşamasında öğrencileri mutlu edecek, eğlendirecek kazanımlı yarışmalar yapılabilir (Ay, 2010).

Kuantum öğrenmeyle ilgili yurt dışında yapılan çalışmalar incelendiğinde ABD’ de “Learning Forum” şirketinin yaz aylarında düzenlediği Supercamp adlı gençlik programları dikkat çekmektedir.

Vos-Gronendal, 1983-1989 yılları arasında supercamp programlarına katılan öğrencilerin akademik başarılarını ve öğrenmeye ilişkin tutumlarını belirlediği çalışmada, programa katılan öğrencilerin motivasyonunda %68, akademik başarılarında % 73 oranında artış sağladığı belirlenmiştir (Le Tellier ve De porter, 2002; akt. Demir, 2006).

Learning Forum, 1993 yılında ABD’de Grossmont birleşik lise bölgesinde, kuantum öğrenmenin akademik başarıya etkisini araştırmıştır. Elde edilen bulgulara göre, akademik başarıları zayıf olan öğrencilerin %63’ünün akademik not ortalaması 2’nin üzerine çıkmıştır (Le Tellier ve De porter, 2002; akt. Demir, 2006).

1996 yılında Learning Forum şirketi, ABD’de Northwood Lisesi’nde kuantum öğrenmenin öğrenci performansına etkisi üzerine bir araştırma yapmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, matematik dersinde C’nin altında not alan öğrencilerin sayısı geleneksel sınıflarda %23 iken, kuantum öğrenme sınıflarında %5 oranında olmuştur (Le Tellier ve De porter, 2002; akt. Demir, 2006).

Nouire (1998) tarafından ABD Thornton Township bölgesinde akademik başarısı düşük, devamsızlık ve davranış problemi olan lise öğrencilerine kuantum öğrenme uygulamalarına yönelik yapılan araştırmada, öğrencilerin %67’sinin matematik dersini geçtiği ve devamsızlıklarında %37 oranında azalma gözlendiği belirlenmiştir. Aynı araştırmada kendini algılamaya yönelik bulgular incelendiğinde, “kendilerini akademik kişi olarak görme” oranı kuantum öğrenme uygulamaları öncesi %46 iken, kuantum öğrenme uygulamaları sonrası %82’ye çıkmıştır (akt. Demir, 2006).

Barlas (2002) ve arkadaşları, ABD Westfiel halk okulunda 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin kuantum öğrenmenin öğrencilerin öğrenmeye ilişkin tutumlarına ve akademik başarılarına etkisi konulu yüksek lisans çalışması yapmışlardır. Araştırma sonuçlarına göre, kuantum öğrenme sınıfındaki öğrenciler, geleneksel sınıftaki öğrencilere göre akademik olarak daha başarılı olmuşlardır. Aynı zamanda öğrencilerin kendine güvenlerinde artış sağlanmıştır. Özellikle öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerde büyük farklılaşma olmuştur (akt. Demir, 2006).

Benn (2003) ve arkadaşları ABD’ nin farklı eyaletlerinde kuantum öğrenme modelinin temel akademik derslerdeki başarılarına etkisini araştırmışlardır. Araştırma sonuçlarına göre, kuantum öğrenme modelini uygulayan kullar, kuantum öğrenme modelini uygulamayan okullara göre daha büyük başarı örneği göstermişlerdir (akt. Demir, 2006).

Myer (2005) ve arkadaşlarının 2004-2005 eğitim öğretim döneminde kuantum öğrenmenin öğrenme becerileri, fen ve matematik hazır bulunuşluklarına etkisini içeren bir araştırma yapmışlardır. Araştırma sonuçlarına göre kuantum öğrenmenin, öğrenme becerileri üzerine olumlu etkisi olduğu, fen ve matematik hazır bulunuşluk düzeylerinde önemli artışlar gösterdiği saptanmıştır (akt. Ay,2010).

Kuantum öğrenmeyle ilgili yurt içinde yapılmış tez ve makale çalışmalarına ulaşılmıştır.

Demirel (2004) ve arkadaşları tarafından kuantum öğrenmenin, 5. sınıf öğrencilerinin öğrenmeleri üzerine etkisini araştırdığı çalışmada, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin güz ve bahar dönemi akademik not ortalaması karşılaştırmasında, güz döneminde anlamlı bir fark görülmezken, bahar dönemi akademik not ortalamasında kontrol grubu lehine anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Akademik Benlik Tasarımı Ölçeği’nden elde edilen veriler incelendiğinde, deney ve kontrol gruplarında kendi içlerinde anlamlı bir farklılık söz konusu iken, gruplar arasında ise anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bilişötesi farkındalık ölçeğinden elde edilen veriler incelendiğinde, deney ve kontrol gruplarının kendi içlerinde ön test ve son test puan ortalamalarının karşılaştırılmasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen nitel veriler incelendiğinde, kuantum öğrenmenin öğrenme yaşantılarını olumlu etkilediği belirlenmiştir (akt. Ay, 2010).

Demir (2006), Anadolu Lisesi, Yabancı Dil Ağırlıklı Lise ve Genel Lise türünde Kuantum Öğrenme Modeli’nin ortaöğretim düzeyinde akademik başarıya, öğrencilerin derse, okula ve öğrenmeye yönelik etkisini araştırmıştır. Anadolu Lisesi ve YDA Lise türünde akademik başarı karşılaştırmasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu görülürken, Genel Lise türünde anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmada Kuantum Öğrenme Modeli’nin seminere katılan zayıf, orta, iyi, pekiyi derecesindeki öğrencilerin akademik başarılarına etkisi de incelenmiştir. Özellikle zayıf gruptaki öğrenciler olmak üzere, orta, iyi ve çok iyi gruptaki öğrencilerin akademik ortalamalarında artış olduğu görülmektedir. Ayrıca araştırmada kuantum öğrenmenin öğrencilerin öğrenmeye, okula, kendini algılamaya yönelik tutumlarını olumlu etkilediği belirlenmiştir (Demir, 2006).

Hanbay (2009)’un kuantum öğrenme modelinin Almanca öğretimi üzerindeki etkileri üzerinde yaptığı araştırmada; derse katılmayan öğrencilerin derse katılımında artış görüldüğü, dersin işlenmesi sırasında iletişimin güçlendiği tespit edilmiştir. Uygulamaya katılan öğrencilerin ve dersi yürüten öğretmenlerin görüşleri ise uygulamanın başarılı olduğu yönündedir. Sınav sonuçlarıyla elde edilen veriler incelendiğinde ise öğrencilerin ilk test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.

Ay (2010), yaptığı yüksek lisans çalışmasında Kuantum Öğrenme Modeli’ne dayalı fen ve teknoloji öğretiminin öğrencilerin akademik başarıya, derse yönelik tutum ve kendi kendine öğrenme becerileri üzerine etkilerini araştırmıştır. Akademik başarı testi sonuçlarından elde edilen bulgular incelendiğinde, deney grubunda uygulanan Kuantum Öğrenme yönteminin akademik başarı üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Fen dersine yönelik tutumlara ait bulgular incelendiğinde ise deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farkın olmadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin kendi kendine öğrenme becerilerine ait bulgular incelendiğinde deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Araştırmada Kuantum Öğrenme Modeliyle ilgili öğretmen ve öğrenci görüşleri incelendiğinde; kuantum öğrenmenin, öğrencilerde motivasyon, derse olan tutum, grup çalışması, etkili ve hızlı öğrenme, öğrenmeyi öğrenme becerilerini olumlu etkilediğini saptamıştır. Zamanın etkili kullanılmasında sıkıntı çekme kuantum öğrenme modeliyle ilgili belirtilen olumsuz görüşlerdendir.

Girit (2011), Kuantum Öğrenme Modeli’ne dayalı matematik öğretiminin ilköğretim öğrencilerin akademik başarıları, matematiğe ilişkin kaygı düzeyleri ve tutumlarına yönelik ilişkilerini araştırmıştır. Uygulanan akademik başarı testinden elde edilen veriler incelendiğinde deney ve kontrol grubu son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür.   Matematik kaygıları ve matematiğe karşı tutumlara ait bulgular incelendiğinde ise deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farkın görülmediği tespit edilmiştir.

Yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlar incelendiğinde Kuantum Öğrenme Modeli’nin, öğrenende bilgiye ulaşma becerilerini geliştirmede yardımcı olduğu, öğrencilerin derslere yönelik tutumlarını olumlu etkilediği ve hazır bulunuşluk düzeylerini arttırdığı, öğrenme ortamlarının çoklu öğrenme duyularına hitap edecek şekilde düzenlendiği için öğrenmeyi daha zevkli hale getirmesinde etkili olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple bu araştırmada Kuantum Öğrenme Modeli’nin öğrencilerin akademik başarılarına ve derse yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.

Problem cümlesi

5. sınıf fen bilimleri dersi “Enerji Kaynağı: Güneş” konularının Kuantum Öğrenme Modeli’ne uygun olarak işlenmesinin, öğrencilerin akademik başarı, fenne yönelik tutumları, deney ve kontrol gruplarının, ön test – son test karşılaştırmasında anlamlı bir farklılık oluşturmakta mıdır?

Bu probleme uygun olarak aşağıdaki denenceler oluşturulmuştur.

Denence 1: Deney grubu öğrencilerinin (akademik başarı testi) son test puanları ile kontrol grubu öğrencilerinin son test puanları arasında, deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.

Denence 2: Deney grubu öğrencilerinin (tutum testi) son test puanları ile kontrol grubu öğrencilerinin son test puanları arasında anlamlı bir farklılık yoktur.

YÖNTEM

Bu araştırmada, deneysel modellerden ön test son test kontrol gruplu deneme deseni kullanılmıştır. Deneysel desenlerde temel amaç değişkenler arasında oluşturulan neden sonuç ilişkisini test etmektir (Büyüköztürk, 2008).

Ön Test Son Test
Deney (G1) O1.1

X

O1.2
Kontrol (G2) O2.1 O2.2

X: Deneysel Uygulama

Araştırma Deseni (Büyüköztürk, 2008)

 

Deney Grubundaki Uygulamalar:    

 

Araştırmacı tarafından öğrencilere, uygulama öncesi 8 saat Kuantum Öğrenme Modeli uygulamaları ve teknikleri hakkında bilgi verilir. Uygulama süresince öğrencilerin ihtiyaç duyacakları not defteri, renkli kalem gibi malzemeleri edinmeleri sağlanır.  Sınıf ortamı kuantum öğrenme modeline uygun olarak hazırlanır. Bunun için sınıfın temizliği kontrol edilir, sıralar grup çalışmasına uygun olacak şekilde düzenlenir, panolara konuyla ilgili dikkat çekici posterler asılır, müzik için sınıfın uygun yerlerine hoparlör yerleştirilerek etkili bir öğretim ortamı hazırlanır. Öğrenciler grup çalışmaları için, öğrenme düzeyleri, cinsiyetleri dikkate alınarak heterojen gruplara ayrılır. Kuantum Öğrenme Modeli’ne uygun olarak hazırlanan ders planı çerçevesinde ders işlenir.

DERS PLANI

Dersin Adı: Fen Bilimleri

Sınıf:  5/A

Ünite: Maddenin Değişimi ve Tanınması

Konu: Su Halden Hale Girer

Önerilen Süre: 4 saat

Kazanımlar:  1. Yağmur, kar, buz, sis ve bulutun su olduğunu fark eder.

2. Suyun ısınınca buharlaştığını, buharın da soğuyunca yoğuştuğunu gösteren deney tasarlar.

3.  Buharlaşma ile suyun havaya döndüğü ve yağışlarla buharlaşmanın birbirini dengelediği çıkarımında bulunur.

4. Su döngüsü ile yağış-buharlaşma dengesi arasında ilişki kurar.

Kuantum Öğrenme Düzeni Öğrenme Öğretme Süreç Analizi:

Düzen/ Beceriler

Yakalama

İlişkilendirme

Etiketleme

Gösterme

Tekrarlama

Kutlama

Kuantum Çalışma

 

Ö

Ö

Ö

Ö

 

Kuantum Okuma

 

 

 

 

Ö

 

Kuantum Yazma

 

Ö

Ö

Ö

 

 

Kuantum Not Alma

 

 

Ö

 

 

 

Kuantum Hafıza

 

 

 

 

Ö

Ö

M8 Anahtarı

Ö

Ö

Ö

Ö

Ö

Ö

İletişim

Ö

 

Ö

Ö

Ö

Ö

Ö

Problem Çözme

 

Ö

 

Ö

 

 

Kendine Güven

Ö

Ö

Ö

Ö

Ö

Ö

Liderlik

 

Ö

 

Ö

 

 

 

 

  1. 1.       Aşama: Yakalama

 

Öğretmen sınıfa şemsiye, kaban, atkı, eldiven, güneş gözlüğü gibi malzemelerle gelir. Öğrencilere havanın ve mevsimin durumuna göre hangi kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiği sorulur. Öğrencilerden hava durumuna göre kıyafet giyilmemesinin nasıl sonuçlanacağı ile ilgili başlarından geçen bir hikaye anlatmaları istenir.

  1. 2.      Aşama: İlişkilendirme

Öğrencilere 4. sınıfta öğrendikleri erime, donma, buharlaşma ile ilgili hatırladıklarını defterlerine hızlı şekilde yazmaları söylenir. Yollardaki, okulun bahçesindeki su birikintilerinin gittikçe küçülmesinin erime, donma, buharlaşma kavramlarının hangisiyle ilgili olduğu sorulur. Gruplara gerekli malzemeler verilerek konuyla ilgili “Kavanozda Neler Oluyor?” etkinliğini yapmaları söylenir.

  1. 3.      Aşama: Etiketleme

Bu aşamada öğrencilere bulut, yağmur, kar ve sisin oluşumuyla ilgili görsellerle desteklenmiş bir slayt izletilerek gerekli açıklamalar yapılır. Öğrencilerden slayt bittikten sonra, not defterlerine kuantum not alma tekniğine uygun olarak konuyla ilgili not almaları istenir.  Kavramlar arasındaki ilişkilerin görülebilmesi amacıyla bulut, yağmur, kar ve sis kavramlarıyla ilgili bir zihin haritası oluşturup, gruptaki diğer arkadaşlarına sunmaları sağlanır.

  1.  

KAYNAKÇA

Akpınar, B., Aydın, K. (2009). Kuantum Paradigmalarının Eğitim Ortamlarına Yansımaları. Milli Eğitim Dergisi, 182, 299-313.

Ay, Y. (2010). Kuantum Öğrenme Modeline Dayalı Fen ve Teknoloji Eğitiminin İlköğretim Öğrencilerinin Akademik Başarı, Derse Yönelik Tutum ve Kendi Kendine Öğrenme Becerilerine Etkisi. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü: Eskişehir.

Ayas, A. (2006). Kavram Öğrenimi. Kuramdan Uygulamaya Fen ve Teknoloji Öğretimi. S. Çepni (Editör). (Beşinci Baskı), s. 93-94. Ankara: PegemA Yayıncılık.

Büyüköztürk, Ş. (2008). Bilimsel Araştırma Yöntemleri. (Geliştirilmiş ikinci baskı). s. 187. Ankara: PegemA Yayıncılık.

Çepni, S. (2006). Bilim, Fen ve Teknoloji Kavramlarının Eğitim Programlarına Yansımaları. Kuramdan Uygulamaya Fen ve Teknoloji Öğretimi. S. Çepni (Editör). (Beşinci Baskı), s. 8. Ankara: PegemA Yayıncılık.

Demir, S. (2006). Kuantum Öğrenme Modelinin Ortaöğretim Düzeyinde Öğrenci Başarısına Etkisi (Gaziantep Örneği). Yayınlanmamış doktora tezi. Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü: Gaziantep.

Girit, D. (2011). Kuantum Öğrenme Yaklaşımının İlköğretim İkinci Kademe Öğrencilerinin Matematiğe İlişkin Tutum, Kaygı Düzeyleri ve Akademik Başarıları Üzerine Etkisi. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü: Eskişehir.

Hanbay, O. (2009). Kuantum Öğrenme Temelli Öğreterek Öğrenme Yönteminin İkinci Yabancı Dil Olarak Almancanın Öğrenilmesine Etkisi. Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi,12, 17-27.

Kaptan, F., Korkmaz, H. (t.y.). İlköğretimde Fen Bilgisi Öğretimi. http://sakarya63.sa.funpic.de/ilkogretimde_fenbilgisi_01.pdf adresinden 10.12.2012 tarihinde erişilmiştir.

Karabulutlu, E. Y., Yılmaz, S., Yurttaş, A. (2011). Öğrencilerin Duygusal Zeka Düzeyleri ile Problem Çözme Becerileri Arasındaki İlişki. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi, 2(2), 75-79.

Koray, Ö., Köksal, M.S., Özdemir, M., Presley, A.İ. (2007). Yaratıcı ve Eleştirel Düşünme Temelli Fen Laboratuarı Uygulamalarının Akademik Başarı ve Bilimsel Süreç Becerileri Üzerine Etkisi. İlköğretim Online, 6(3), 377-389.

MEB, (2004). İlköğretim Fen ve Teknoloji Öğretim Programı, Ankara.

Özkök, A. (2005). Disiplinlerarası Yaklaşıma Dayalı Yaratıcı Problem Çözme Öğretim Programının Yaratıcı Problem Çözme Becerisine Etkisi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 28, 159-167.

URL1, http://www.kuantum.gen.tr/2011/10/kuantum-teorisinin-ortaya-konusu-ve-cift-yarik-deneyi-2/ adresinden 10.12.2012 tarihinde erişilmiştir.

Uzoğlu, M., Büyükkasap, E. (2011).  İlköğretim Öğrencilerinin Zeka Alanlarının Tespiti ve Bu Alanlar ile Fen ve Matematik Başarısı Arasındaki İlişki. Türk Fen Eğitimi Dergisi, 8(3), 124-137.

Yilgen, A., Baykara, O., Arı, Ü. (t.y.). Kuantum Öğrenme Modelinin Öğrencilerin Fen ve Teknoloji Dersine Yönelik Tutumlarına ve Kendi Kendine Öğrenme  Becerilerine Etkisi. http://kongre.nigde.edu.tr/xufbmek/dosyalar/tam_metin/pdf/2467-30_05_2012-21_51_33.pdf adresinden 10.12.2012 tarihinde erişilmiştir.

 

 

 

 

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s